Rıza onları gazinonun bodrumuna indirdi. Bahar direnmek istedi ama dışarıda sirenler başlamış, insanlar panikle kapıya yüklenmişti. Rıza’nın yüzündeki ifade artık öfke değil, yıllardır taşıdığı bir yükün çatlamasıydı.
“Lalin ölmedi,” dedi sonunda.
Bu iki kelime Bahar’ın dünyasını olduğu yerden söktü. Mert küfretti, Cemre Hanım duvara tutundu. Bahar ise nefes alamadı. “Nerede?”
Rıza gözlerini kaçırdı. “Dağın içindeki istasyonda. Eski su ölçüm merkezinde. O gece şirket adamları peşindeydi. Onu sakladım. Sonra heyelan oldu, giriş kapandı. Telsizle bir süre konuştuk. Sonra frekans kesildi.”
“Yedi yıl mı?” Bahar fısıldadı. “Yedi yıl boyunca bana öldü mü, gitti mi, kaçtı mı diye işkence ettirdin?”
“Onu ararsan seni de öldürürlerdi,” dedi Rıza. “Şirket sadece maden şirketi değildi. Belediyeden, jandarmadan, bakanlıktan adamları vardı. Ben sustum çünkü seni yaşatmak istedim.”
Bahar babasına tokat attı. Ses, bodrumun beton duvarlarında yankılandı. Rıza karşılık vermedi.
O sırada telefonlara acil uyarı düştü: RÜZGÂR DÖNDÜ. TAHLİYE DERHAL. KUZEY YOLU KAPANDI.
Cemre Hanım bodrumun köşesindeki paslı kapağı gösterdi. “Eski kuyu buraya bağlı. Lalin’in dediği su damarı doğruysa, yangına karşı bir hat açılabilir.”
Rıza sertçe döndü. “Hayır. Kayıtta ne dediğini duymadınız mı? Kuyuya inmeyin.”
Bahar ilk kez babasının korktuğunu gördü. Kendisi için değil, aşağıda saklanan sır için. Hafıza kartında ikinci bir dosya vardı. “KÜL_RADYOSU_02”. Bahar açtı.
Bu kez Lalin’in sesi çok zayıftı, görüntü yoktu. “Bahar… eğer kuyuya inme dediysem, babam seni durdursun diye değil. Çünkü kuyunun ilk tüneli zehirli gaz dolu. Ama ikinci iniş, disko sahnesinin altındaki servis merdiveninde. Cemre bilir. Suya ulaşınca aynalı küreyi kır. İçindeki mercek güneşi değil, alevi çağırır. Beni bulmak istiyorsan müziği takip et.”
Cemre Hanım gözlerini kapadı. “Ben sandım ki çocuk saçmalıyor. O gece bana disko küresinin içine bir şey sakladığını söylemişti.”
Yukarıdan cam kırılma sesleri geldi. Duman artık binanın içine doluyordu. Bahar, babasına son kez baktı. “Sen kalıp korkunu koruyabilirsin. Ben ablamı arayacağım.”
Rıza cevap vermedi. Sonra ağır ağır telsizini Bahar’a uzattı. “Frekans 13.7. Eğer bir hışırtı duyarsan, onun nefesidir.”