Mira Alaz, İzmir Kemeraltı’nın arka sokaklarından birinde bulunan eski bir plak arşivinde çalışıyordu. Burası dışarıdan bakıldığında tozlu raflar, paslı pikaplar ve unutulmuş şarkılarla dolu sıradan bir dükkândı; ama içeride her şey dijitaldi. Şirketin yeni sahibi Rauf Sencer, arşivi “Geçmişin Sesi” adlı büyük bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürmüştü. İnsanlar kaybettikleri yakınlarının ses kayıtlarını bağışlıyor, şirket de bunları temizleyip ailelere ücretsiz teslim ettiğini söylüyordu.
Mira’nın görevi ses dosyalarını onarmak ve etiketlemekti. Sessiz, dikkatli ve fazlasıyla titizdi. Ofiste kimse onunla fazla konuşmazdı; çünkü Mira konuşmaktan çok dinlerdi. Bu yüzden herkes ona “duvar” derdi. Rauf Sencer ise bu lakabı severdi. Duvarlar sır tutardı.
Bir pazartesi sabahı, arşive yeni bir hukuk danışmanı geldi: Efe Arman. Üzerinde lacivert bir takım elbise vardı ama kravatı yoktu; sanki kurallara saygı duyuyor, ama onlara boyun eğmek istemiyordu. Mira ilk bakışta ondan hoşlanmadı. Çünkü Efe, gelir gelmez bütün çalışanlardan eski sözleşmeleri, bağış formlarını ve ses dosyalarının izin kayıtlarını istemişti.
“Bizi denetlemeye mi geldiniz?” diye sordu Mira, gözlerini ekrandan ayırmadan.
Efe gülümsedi. “Hayır. Sizi korumaya geldim.”
Bu cümle Mira’nın hoşuna gitmedi. Korunmaya ihtiyacı olan biri gibi görünmekten nefret ederdi.
Aynı gün öğleden sonra Mira, bozuk bir plak kaydını temizlerken araya sıkışmış tuhaf bir ses dosyası buldu. Dosyanın adı anlamsızdı: N-17-KANAT. Açtığında önce çıtırtılar, sonra nefes sesi duyuldu. Ardından yaşlı bir kadının fısıltısı geldi:
“Onlar bağış değil... satış yapıyor. Ölülerin seslerini satıyorlar. Rauf biliyor. Defter, neon tabelanın arkasında...”
Mira’nın parmakları klavyenin üzerinde dondu. Tam o anda ofisin ışıkları titredi. Koridorda Rauf’un ağır adımları duyuldu.
Mira dosyayı kapattı, ama geç kalmıştı. Sistem ekranında kırmızı bir uyarı belirdi: “Yetkisiz erişim kaydedildi.”
Kapı açıldı. Rauf içeri girdi. Her zamanki gibi yumuşak sesle konuştu.
“Mira, bugün güzel bir gün. Güzel günlerde kötü şeyler kurcalanmaz.”
Mira ilk kez duvar olmadığını hissetti. Çünkü duvarlar da çatlayabilirdi.