İstanbul’un yağmuru, cam plazaların yüzeyinde hep aynı yalanı parlatırdı: İçeride herkes güvendeymiş gibi görünürdü. Oysa Nil Aras, otuz ikinci kattaki açık ofiste bilgisayar ekranına bakarken en çok bunu düşünüyordu. Güven, kartlı geçiş turnikesinden geçebilen bir şey değildi.
Nil, büyük bir reklam ajansında marka stratejisti olarak çalışıyordu. Günleri, başkalarının ürünlerine ruh yazmakla geçiyordu; kendi ruhu ise yıllar önce kapanmış bir mekânda kalmıştı: Neon Kırlangıç. Babası Rıza Aras’ın işlettiği eski dans kulübü. Bir zamanlar Cihangir’in arka sokağında, aynalı topun altında herkesin kendini başka biri sandığı o yer.
Babası on iki yıl önce bir kış gecesi kaybolmuş, kulüp de aynı hafta mühürlenmişti. Polis raporu kısaydı: borç, kavga, kaçış ihtimali. Nil’in annesi o raporu ağlayarak imzalamış, Nil ise bir daha dans etmemeye yemin etmişti.
O sabah ajansa yeni bir müşteri geldi: Kırlangıç Holding. Şehrin en hızlı büyüyen gayrimenkul grubu. Eski mahalleleri “yaşam vadisi”ne çeviren, duvarlara anı plaketi asıp içerideki hayatları yok eden türden bir şirket.
Toplantıya giren adamın adı Efe Kırlangıç’tı. Holdingin genç hukuk danışmanı. Soyadı Nil’in midesine soğuk bir taş gibi oturdu.
Efe, sunum boyunca sakin kaldı. Lacivert takım elbisesi kusursuzdu ama gözleri uykusuzdu. Nil onun sesini dinlerken, şirketin yeni projesinin yerini görünce parmakları dondu: Neon Kırlangıç’ın bulunduğu sokak komple yıkılacak, yerine lüks rezidans yapılacaktı.
“Bu kampanyada geçmişi romantize etmek istiyoruz,” dedi Efe. “Mahallenin eski gece hayatını, müziğini, hafızasını...”
Nil gülümsedi. Ofiste kimse onun gülüşünün bir bıçak olduğunu anlamadı.
“Yani,” dedi, “önce hafızayı yıkıp sonra reklamında kullanacağız.”
Toplantı odasında hava kesildi. Ajans direktörü Cenk’in kaşları çatıldı. Efe ise Nil’e baktı, ilk kez gerçekten baktı.
“Belki bazı hafızalar sandığınızdan daha kirli olabilir,” dedi.
Nil’in cevabı hazırdı ama telefonu titredi. Bilinmeyen bir numaradan tek satır mesaj gelmişti:
“Baban kaçmadı. Defteri bul. Neon’un bodrumunda.”