Polis geldiğinde Doruk her şeyi kontrol altına almış gibiydi. İfadeler verildi, kameraların o saatlerde arızalı olduğu söylendi, Orhan’ın kalp krizi geçirmiş olabileceği fısıldandı. Ama Elif yerdeki kanı görmüştü. Orhan’ın gömleğinin yırtığını, avucundaki eski anahtarı, “Tanık” kelimesindeki aceleyi görmüştü.
Ertesi sabah Doruk, Elif’i odasına çağırdı. Odası boğaza bakıyordu ama perdeler hep kapalıydı.
“Dün gece gördüklerini unutmalısın,” dedi.
Elif’in kalbi hızlandı. “Benden delil saklamamı mı istiyorsunuz?”
“Benden nefret etmeni gerektirecek kadar basit değil bu.”
Doruk masasının çekmecesinden küçük bir kaset çıkardı. Üzerinde el yazısıyla “Neon Zemin - Kapanış Gecesi” yazıyordu.
“Leyla Miray’ın son görüldüğü geceye ait tek kayıt bu olabilir. Orhan bunu bulmuş. Birine teslim etmeden önce öldürüldü.”
Elif kasete bakarken Doruk’un parmaklarının titrediğini fark etti. Bu adam mahkemede bakanları susturacak kadar soğukkanlıydı; şimdi ise geçmişin içinde boğuluyor gibiydi.
“Neden polise vermiyoruz?”
“Çünkü polis içinde de Mete Varan’ın insanları var. Ve çünkü bu kayıt sadece cinayeti göstermiyor.” Doruk yutkundu. “Babamı da gösteriyor.”
Elif’in nefesi kesildi. Doruk’un babası, yıllar önce ölen ünlü savcı Selim Aydın’dı. Leyla dosyasını kapatan kişi de oydu.
Doruk, kaseti eski bir oynatıcıya taktı. Görüntü cızırtıyla açıldı. Neon ışıkları altında insanlar dans ediyordu. Bir grup, sahnenin arkasındaki yuvarlak salonda toplanmıştı. Ortada bir masa, masanın üzerinde siyah bir defter ve gümüş bir çanak vardı. Bu bir dini tören değildi; daha çok zenginlerin kendilerine sadakat yemini ettirdiği hastalıklı bir oyun gibiydi.
Mete Varan gençti, gülüyordu. Yanında Selim Aydın vardı. Beyaz kürk atkılı Leyla ise kalabalığın arasından kaçmaya çalışıyordu. Kamera sarsıldı. Biri fısıldadı:
“Tanık burada.”
Görüntü bir aynaya döndü. Aynada kaseti çeken kişinin yüzü belirdi.
Elif dondu.
Çünkü aynadaki kadın, yıllar önce bir trafik kazasında öldüğünü sandığı annesi Nermin Sarp’tı.
Doruk kaydı durdurdu.
“Annen o gece oradaydı,” dedi. “Ve büyük ihtimalle hâlâ hayatta.”
Elif’in dünyası çatladı. Yıllardır mezarına çiçek bıraktığı kadının ölmemiş olabileceği gerçeği, içindeki bütün boşlukları aynı anda kanattı.
O sırada Elif’in telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi:
“Anneni bulmak istiyorsan bu gece bodrum katına in. Doruk’a güvenme.”