Mira ertesi gün izin almadan adliyeye gitti. Eski dosyayı açtırmak kolay olmadı; kayıp tutanakları eksikti, tanık ifadeleri kaybolmuştu, olay yeri fotoğrafları başka bir dosyaya karışmış görünüyordu. Ama en tuhafı, Selin’in kaybolduğu gece kulüpte bulunan herkesin birkaç yıl içinde ya ülkeyi terk etmiş ya da sessizce zenginleşmiş olmasıydı.
Aras ise Mira’nın peşini bırakmadı. “Bu artık sadece senin meselen değil,” dedi. “Şirket bu katalogdan para kazanmak istiyor. Eğer dosyada cinayet varsa, herkes yanar.”
“Sen şirketini mi koruyorsun, beni mi?” diye sordu Mira.
Aras cevap vermedi. Bu suskunluk Mira’nın hoşuna gitmedi; çünkü susan insanlar annesini hatırlatıyordu.
İkili, eski kulübün adresine gitti. Kulüp artık bir otelin bodrum katında depo olarak kullanılıyordu. Ama mermer duvarda hâlâ silik bir yıldız deseni duruyordu. Mira, kasetten çıkan anahtarın paslı kilide uyduğunu fark etti. Duvarın arkasında dar bir geçit açıldı.
Geçidin sonunda küçük, aynalarla kaplı bir oda vardı. Tavanda kopmuş disko topu, yerde mum lekeleri, duvarda ise kırmızı boya ile çizilmiş bir daire: ne tam bir sahne işaretiydi ne de sıradan bir süsleme. Ortasında Selin’in şarkılarından birinin adı yazıyordu: “Son Işık.”
Aras fenerini duvara tuttu. Aynalardan birinin arkasında saklı bir kamera yuvası vardı. “Birileri o geceyi kaydetmiş,” dedi.
Mira’nın kalbi hızlandı. Eğer görüntüler bulunursa annesinin suskunluğu da çözülebilirdi.
Tam çıkacaklarken depodan ayak sesleri geldi. Bir adam kapıyı kilitledi. İçeriye benzin kokusu yayıldı.
Aras kapıya yüklendi ama açılmadı. Mira aynalı odanın köşesinde havalandırma ızgarasını fark etti. Aras onu kaldırıp yukarı itti; alevler eski kumaşları yutarken Mira, Aras’ın elinin yandığını gördü. Çıkmayı başardıklarında itfaiye sirenleri uzaktan yaklaşıyordu.
O gece hastanede Aras’ın telefonuna bir arama geldi. Ekranda kayıtlı olmayan bir isim belirdi: “Baba.” Aras görüşmeyi reddetti ama Mira arama fotoğrafını gördü.
Fotoğraftaki adamı tanıyordu: Selin Veda dosyasında yıllar önce ifade veren, sonra da televizyon programlarında onun için ağlayan ünlü yapımcı Kenan Tunç.
Aras, Kenan Tunç’un oğluydu.
Mira geri çekildi. “Bunu bana söylemedin.”
Aras’ın yüzü soldu. “Çünkü senin bana bakışının değişmesinden korktum.”
“Geç kaldın,” dedi Mira. “Zaten değişti.”